Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Roda UYANIK
Roda UYANIK
12 Eylül'ün Üzerini Örten 15.Madde
12.09.2009 / 10:57:5

Tam 30 yıl önce bugün, Kenan Evren'in kara kutudan sesi yükselmiş, Türkiye'yi bir kez daha ama bu kez en büyüğü olan 12 Eylül 1980 askeri darbesi çarpmıştı.

Ressam olan Kenan Evren Türkiye’nin resmini beğenmemiş, elleriyle yeniden çizmek için darbe yapmıştı. 5o kişiyi idam ederek adam asmaca oynamış, 650.000 kişiyi gözaltına aldırıp işkence ederek, vücutlarından akan kanla tuvalini renklendirmişti. Bu işkencelerde 171 kişi hayatını kaybetmiş ama tuvalde yeterince boş yer kaldığından 300 kişi kuşkulu bir şekilde ölmüş, ayrıca cezaevlerinde değişik nedenlerle -açlık grevi, intihar(!), firar v.b.- bir 300 kişi daha hayatını kaybetmişti. Resme sığdırılabildiği kadar ceset sığdırılmıştı anlayacağınız! Darbeden sonra ilk idam edilenler ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu ve sol görüşlü Erdal Eren’di. Türk solu idam edilen 17 yaşındaki Erdal Eren’i bir şekilde sahiplenirken, onu asanlardan hesap sormaya çalıştı/çalışıyor. Fakat ülkücüler Mustafa Pehlivanoğlu’nu sahiplenmedi, onun nezdinde idamı ve darbeyi sorgulamadı, hesap sormak için meydanlara dökülmedi/dökülmüyor. Neden? Her görüşten insan, Kenan Evren’in çizdiği darbe resminde acı içinde kıvranırken, bu kadarla da yetinmeyen işkenceci darbeciler 1982 anayasasını hazırlayıp halkın sözüm ona vicdanına yoklatmışlardı. Mavi rengin hayır, beyaz rengin ise evet olarak kabul edildiği bu referandumdan -zarfların içinden mavi rengin görüneceği korkusundan olsa gerek- beyaz renk galip çıkmıştı. Aksini düşünürsek Türkiye halklarının, darbeye, işkenceye ve ölüme evet demelerini kabul etmiş oluruz. Ve eğer buna inanırsak mazoşist bir toplumun içinde devrilen bir Türkiye asla iflah olmaz deyip topluca intihar etmek gerekir o da ayrı bir konu. Kenan Evren’in bu beyaz zaferinin açıklaması Türkiye’nin geleceğini de kararttığının belgesiydi. Bu da bir tür intihara zorlamaydı aslında; askeri bir anayasa ile ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeleriyle tam bir ışıksızlığa mahkûm edilmişti Türkiye. 30 yıldır askeri bir anayasa ile yönetilen bu ülke, demokrasiye ve barışa ne kadar yakın görüyoruz işte. Bu anayasa ile sivil hayatın nasıl can çekiştiği ortada… Bir darbeciyi protesto etmek suç! İşkenceci Kenan Evren’in ve tüm 12 Eylül mimarlarının yargılanmasını istemek suç! Askeri 1982 Anayasasının geçici 15.maddesi; askeri yönetim üyelerinin ömür boyu yargılanmalarını engelliyor. Onları ömür boyu özgür kılıyor… Darbeden o gün etkilenenler bugün mecliste neyin savaşını veriyorlarsa artık… Vicdanlarında kendilerini mahkûm edeceklerine mi inanıyorlar yoksa? Bu kadar halis düşündüklerine inanmayıp neyi beklediklerini de bilmiyoruz. Onların bildiğinden de emin değiliz ya! Türkiye’nin, 30 yıl önce yeniden çizilen resmi duvarlardan ne zaman inecek? Türkiye, bu alnındaki kara lekeyle ne zaman yüzleşecek? Bu kara deliğin içinde hayatını yitirenler, işkence görenler, işini kaybedenler, irtica edenler… Bu vahşet dalgasına kapılanlar, 12 Eylül’ün hesabının sorulduğunu görebilecekler mi? 12 Eylül’ün işkence merkezi Diyarbakır Cezaevinde ki acı iniltiler kesilecek, kemiklerin içindeki sızı dinecek mi? Ya taş attığı için yargılanan 3000 (üç bin) çocuk? Onların atalarından kalan bu acı miras ne olacak? Şimdi yeni bir resim mi çiziliyor bu çocuklara özel?

Toplam 345 Defa Okunmuştur
Yazarın Önceki Yazıları


Spor Haberleri
Çeviri
    Translate Turkish to English Translate Turkish to English Translate Turkish to Russian Translate Turkish to German Translate Turkish to French  Translate Turkish to Italian Google-Translate-Chinese (Simplified) BETA Translate Turkish to Spanish Translate Turkish to Arabic
    Yazarlar

    Futbol
    Gazete Manşetleri
       Hava Durumu

    Çok İzlenen Videolar
    Anket
    İlimizi Yeterince Tanıyormuyuz
    Hayır - (27)
    Evet - (61)

                                      
     
    Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun